header image
Next Event

Cevher ve Zanaat: Kapalıçarşı Ustalarının İzinde

16 Şubat 2017 – 31 Ekim 2017
Rezan Has Müzesi

Türkiye, 2000’li yıllarla birlikte altını işleyip mücevher olarak satan ülkeler arasında öncü olmaya başlar. Mücevher sektörünün başarısının arkasındaki en önemli kaynak, Türkiye’nin çok katmanlı kültür mirasının uzantısı olan değerli maden işleme becerisidir.

‘İstanbul İşi’ olarak anılan kuyumculuk geleneği Kapalıçarşı ile özdeşleşmiştir. Kapalıçarşı, İmparatorluk döneminden bu yana saray dışındaki ustalığın değişmeyen merkezidir. Çeşitli yörelerden gelen ustalar Kapalıçarşı ve etrafındaki hanlarda tezgâh kurmuş, saray dışında hayat bulan kuyumculuk geleneğinin baş aktörleri olmuşlardır. Bir usta(lık) kaynağı olarak Kapalıçarşı’nın başta Fransa, İngiltere ve ABD olmak üzere dünyanın birçok ülkesine usta ihraç ettiği, dünya kuyumculuk tarihinde iz bırakan bazı ünlü kuyumcuların İstanbullu Rum ve Ermeni ustalar olduğu bilinmektedir.

Geleneksel mücevher üretimi endüstri ölçeğine 1990’lı yıllarda ulaşır. 1980 sonrası benimsenen serbest ekonomi politikalarına bağlı olarak alınan ekonomik kararlar sonucunda Kapalıçarşı’nın zanaat kökenli geleneksel üretimi sektörleşmeye başlar. Böylece, mücevher el değmeden makinede üretilir olur. Bu süreçte zanaatkârın yerini seri üretim makinaları, ustanın yerini teknisyen, çırağın yerini ise stajyer almıştır. Bu durum Kapalıçarşı’nın sosyal, iktisadi ve politik bağlamın etkilerine açık oluşunun iyi bir örneğidir. Ustadan çırağa aktarılan üretim geleneği iktisadi ve toplumsal dönüşümden doğrudan etkilenmiştir. Zanaat geleneği çözülmüştür. Peki, bu 555 yıllık geleneksel üretim teknolojik gelişmeler karşısında nasıl ayakta kalacaktır?…

Cevher ve Zanaat: Kapalıçarşı Ustalarının İzinde, Kapalıçarşı’nın ruhunu taşıyan ustaların görünür kılınması, geleneğin yaşatılması çabasının bir ürünüdür. Sergi, Kapalıçarşı kuyumculuğunun kimliğini bulmasında en büyük katkıyı sağlayan, geleneksel üretim teknikleriyle üretim yapmaya devam eden son nesil kuyumcu ustalarının atölyelerinin sır perdesini aralayarak mücevher tasarımına güncel bir bakış sunmak üzere tasarlandı. Serginin kavramsal kurgusu ise TÜBİTAK tarafından desteklen “Yaratıcı Ekonomi Kaynağı Olarak Somut Olmayan Kültür Varlığı Kapsamında Zanaat-Tasarım İnovasyon İlişkileri: Kapalıçarşı’nın ‘Yaşayan İnsan Hazineleri’” başlıklı bilimsel araştırma projesinin bulgularına dayanmaktadır.

Sergide, Osmanlı üretim geleneğinin bugünkü Kapalıçarşı kuyumculuk geleneğine ne biçimde yansıdığını izleyeceksiniz. Bugün her biri dünyaca üne sahip Kapalıçarşı kuyumculuğunun yaşayan son ustalarının tezgâhlarından çıkmış biricik örneklerin ihtişamına şahitlik edeceksiniz.