header image
Next Event

Tütün Fabrikası

1453’te Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fetihten sonra Cibali bölgesi gelişmeye başladı. Cibali’yi İstanbul’un kimliğiyle birleştiren iki faktör vardır. Birincisi, biraz garip olmakla beraber yangınlardır, çünkü bu bölgede sık sık yangın çıkıyordu; ikincisi de semtle aynı ismi taşıyan tütün fabrikası ve tütün ambarıydı. Cibali ticari bir merkez olduğu için ve gemi yapımında pek çok yanıcı madde kullanıldığı için, belirtildiği gibi sık sık yangın oluyordu. Eğer, rüzgar kuzeydoğudan eserse Haliç surlarının iç ve dış kısmındaki yangınlar, özellikle o dönemde şehirde pek çok ahşap bina yer aldığı için ciddi bir tehlike arz ediyordu. Büyük yangın felaketlerinin bir çoğu “Cibali yangınları” olarak adlandırıldı. 1884 yılında kurulan Cibali Tütün Fabrikası, bölgeyi sosyal ve ekonomik anlamda değiştiren önemli bir kurumdu. 1900’lerin hemen sonrasında faaliyete başlayan kurumun büyük fabrika binası tütün işleme ve sigara üretimi için kullanılıyordu.

Böyle büyük bir fabrika birkaç nedenle bu semtte kurulmuştu. Tütün gümrükleri bu bölgede toplanıyordu ve fabrikadaki işgücünü oluşturan işçilerin bir çoğu bu çevrede yaşıyordu. 1 Mart 1925’te, cumhuriyetin kurulmasının hemen sonrasında, 45 yıllık Fransız işletmeciliğinin ardından fabrikanın işletmesi devlete geçti.

1900’lerde çekilmiş, fabrikadaki hayatı anlatan fotoğraflara bakarsak, göreceğimiz manzara dikkate değer olacaktır. Burada 1500’ü kadın ve 662’si erkek olmak üzere toplam 2162 kişi çalışıyordu. TEKEL Cibali tütün fabrikası; kendi polisi, sosyal görevlileri, hastaneleri, sosyal tesisi, bakkalları, okulları, bir yangın birimi, sendikaları ve lokantalarıyla aslında kendi başına küçük bir şehirdi.

Değerli Sanatseverler,
Rezan Has Müzesi, “Dünya Sanat Günü”ne özel 15 Nisan Cumartesi günü saat 22.00’a kadar açık olup, tüm ziyaretçilerimize ücretsizdir